Başkonsolos Ahmet Akıntı'nın Dallas'ta düzenlenen Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi’nin (ATAA) 42. Yıllık Toplantısında Yaptığı Konuşma

Ahmet Akıntı 02.05.2026
ATAA Başkanı Sayın Alev Wieland,
Sayın Vilayet Komiseri Susan Fletcher,
Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi’nin Değerli Yönetim Kurulu ve Mütevelli Heyeti Üyeleri,
Kıymetli Dernek Temsilcileri,
Değerli Katılımcılar,

Hepinizi en içten duygularımla selamlıyorum.

Bugün Dallas’ta, Türk Amerikan Dernekleri Asamblesi’nin (ATAA) yıllık konferansında sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek isterim. Ayrıca, bizleri bu güzel ortamda buluşturan ATAA yönetimine ve Amerika’nın dört bir yanından gelerek bu toplantıya katılan siz değerli dernek temsilcilerine de teşekkür ediyorum.

Göreve başladığım günden bu yana, Houston Başkonsolosluğu’nun görev bölgesinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri’nin güneyindeki şehirlerde bulunan Türk dernekleriyle bir araya gelme fırsatı buldum. Bugün burada, ATAA’nın ABD genelindeki farklı bölgelerini temsil eden sizlerle aynı salonda bulunmak, ATAA iletişim ağının ne kadar geniş ve entegre olduğunu görmemi sağladı.

Değerli konuklar,

ATAA, farklı şehirlerde ve farklı alanlarda faaliyet gösteren Türk Amerikan derneklerini bir araya getirerek eşgüdüm sağlamanın ötesinde, güçlü bir dayanışma zemini inşa ediyor. Bu yönüyle ATAA, ABD’de yaşayan Türk toplumunun diaspora bilincinin kurumsallaşmış en güçlü örneklerinden biri olma niteliği taşıyor.

ATAA’ya bağlı derneklerin bugüne kadar gerçekleştirdikleri Türk festivalleri, kültürel etkinlikler, eğitim programları, gençlik projeleri ve kamu diplomasisi faaliyetleri; Türk toplumunun Amerika’daki görünürlüğünü ve saygınlığını önemli ölçüde artırmıştır. Bu çalışmalar sayesinde Türk kültürü ve geleneksel el sanatları, Türk gelenekleri, Türk mutfağının zenginliği daha geniş kitlelere ulaşmış, toplumumuzun sesi daha güçlü duyulmuştur.

Bu noktada şunu özellikle vurgulamak isterim: Bugün ABD’de yaşayan Türk toplumu artık köklü bir topluluktur. Elli yılı aşkın bir geçmişe sahip, halihazırda üçüncü neslini yetiştiren bir toplumdan söz ediyoruz. Bu yerleşik ve köklü olma durumu, aynı zamanda ülkemizin ve kültürümüzün ABD’de tanıtımı, Türkiye’nin kamu diplomasisi çalışmalarına katkı sağlanması, Türkiye’yi ve Türk toplumunu ilgilendiren sözde soykırım iddiaları gibi konularda Amerikan kamuoyunun bilgilendirilmesi, ABD’de doğan ve büyüyen genç nesillere kültürümüzün, tarihimizin, örf ve adetlerimizin öğretilmesi gibi başlıklarda büyük bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.

Aslında bu sorumluluğun nasıl başarıyla taşınabileceğine dair elimizde güçlü ve çok başarılı örnekler bulunmaktadır.

ABD’de bilimsel çalışmalarına devam eden Nobel ödüllü bilim adamlarımız Profesör Aziz Sancar ve Profesör Daron Acemoğlu ülkemizin ve milletimizin büyük bir gurur yaşamasını sağlamışlardır. Tıp dünyasında yalnızca Amerika’da değil, küresel ölçekte tanınan bir isim olan Dr. Mehmet Öz, bilimsel başarıları kadar toplumla kurduğu güçlü iletişimle de Türk toplumunun görünürlüğüne katkı sağlamış, son olarak da hepinizin bildiği üzere Başkan Donald Trump tarafından Medicare ve Medicade Sağlık Hizmetleri Merkezleri Direktörü olarak atanmıştır.

Yine girişimcilik ve yüksek teknoloji alanlarında, Sierra Nevada’nın sahipleri Eren Özmen ve Fatih Özmen, bugün burada aramızda olan Integrated Polymer Industries’in sahibi Ergün Kırlıkovalı ve Chobani şirketinin sahibi Hamdi Ulukaya gibi Türk girişimcilerin azim ve vizyonunun sınır tanımadığını göstermişler, başarının üretmekle, yenilikçi olmakla ve çok çalışmakla doğrudan orantılı olduğu mesajını genç nesillerimize vermişlerdir. Adlarını burada tek tek saymam mümkün olmayan çok sayıda değerli Türk iş insanı da rekabete dayalı ABD’de iş dünyasında sergiledikleri üstün başarılarıyla ve çok sayıda Türk akademisyen de bilimsel araştırmaları ve buluşlarıyla gençlerimize ilham kaynağı olmaktadırlar.

Bu örnekler bize şunu göstermektedir: Türk toplumu, aslında bulunduğu her yerde değer üretme, etki oluşturma ve iz bırakma kapasitesine sahiptir.

Değerli katılımcılar,

Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler köklü, çok boyutlu ve stratejik bir nitelik taşımaktadır. 1952’den beri devam eden NATO müttefikliğimiz ve askeri işbirliğimiz, çok boyutlu ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, bölgesel güvenlik konuları ve halklarımız arasındaki insani bağlar bu köklü ilişkilerin sağlam temellerini oluşturmaktadır. Türk ve Amerikan halkları arasındaki ilişkilerin en güçlü halkalarından biri ise ABD’nin dört bir yanında kurulmuş olan Türk Amerikan Dernekleri gibi sivil toplum kuruluşlarıdır. STK’ların yaptığı çalışmalar Türkiye’nin ve Türk kültürünün ABD’de tanıtımına büyük katkı sağlamakta ve katma değer üretmektedir. Aynı zamanda genç nesillerimizin kendi ailelerinden sonra Türk kültürünü öğrendikleri ilk yerler, Türk dernekleri tarafından düzenlenen kutlama ve anma törenleri ile toplantılar olmaktadır.

STK’lar arasında zaman zaman görüş ayrılıkları yaşanabilir. Ancak önemli olan, bu farklılıkları açık iletişim ve diyalog kanalları, karşılıklı saygı ve ortak çıkarlar temelinde yönetebilmek ve genel bir uzlaşıyı sağlayabilmektedir.

İşte tam da bu noktada sizlere, Amerika’daki Türk toplumuna ve ATAA gibi temsil kabiliyeti yüksek köklü kuruluşlara önemli görevler düşmektedir.

Kısa vadede; toplum içi iletişimi güçlendirmek, ortak etkinlikleri artırmak ve toplumumuzun görünürlüğünü yükseltmek büyük önem taşımaktadır. Sosyal medyanın ve dijital platformların etkin kullanımı, doğru anlatının ve bizim tezlerimizin yayılması açısından kritik öneme sahiptir.

Orta vadede; düşünce kuruluşlarıyla, üniversitelerle, yazılı ve görsel medya kuruluşlarıyla daha sistematik ilişkiler kurulmalıdır. Akademik çalışmalar, politika odaklı analizler ve etkili iletişim stratejileri ile Türkiye’nin ve Türk toplumunun tezlerinin daha güçlü bir zeminde anlatılması sağlanmalıdır.

Uzun vadede ise; kurumsallaşmış, sürdürülebilir ve stratejik hedeflere sahip bir diaspora yapısı mutlaka inşa edilmelidir. Bu yapı, sadece kriz anlarında değil, her zaman aktif, üretken ve etkili olmalı, gelişmelere reaksiyon veren değil, gelişmeleri daha ilk ortaya çıktığında henüz meydana gelirken etkileyen ve Türkiye lehine yönlendiren proaktif bir çalışma ve etki etme anlayışına sahip olmalıdır.

Bu hedeflere ulaşmanın yolu ise tabiatıyla güçlü bir birlik ve dayanışmadan geçmektedir.

Farklılıklarımız bizim zenginliğimizdir. Ancak bu zenginliği ortak hedefler doğrultusunda birleştirebildiğimiz ölçüde gerçek bir güce dönüşebileceğimizi daima akılda tutmalıyız.

Değerli misafirler,

Türkiye Cumhuriyeti, yurtdışında yaşayan Türk diasporası ile bağlarını güçlendirmeye, yurtdışında doğan ve büyüyen yeni nesillerin Türk kültürünü, Türk tarihini ve güzel dilimiz Türkçe’yi öğrenmek suretiyle çift dilli yetişmelerine büyük önem vermektedir. Başta Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı olmak üzere devletimizin kurumlarının hazırladıkları eğitim programları, Türkçe dil programları, burs imkanları, Türkiye gezileri ve diğer kültürel projeler, özellikle gençlerimiz için önemli fırsatlar sunmaktadır.

Çünkü biliyoruz ki; gelecekte toplum liderleri olacak gençlerimize yatırım yapmak, geleceğe yatırım yapmak demektir.

Yurtdışında yaşayan gençlerimize yönelik liderlik programları, mentorluk ağları, staj imkanları ve girişimcilik destekleri tabiatıyla artırılmalıdır. Çift kültürlülüğü bir avantaj olarak gören, hem Türk kimliğini koruyan hem de Amerikan toplumunda aktif rol alan bireyler yetiştirmeliyiz. Bu noktada, yurtdışındaki Türk sivil toplum kuruluşları tarafından bu amaçlarla hazırlanan projelerin Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından proje bazında mali yardım verilmek suretiyle desteklendiğini vurgulamak isterim.

Aynı şekilde, Türk toplumunun Amerikan siyasi ve sosyal hayatına katılımı da büyük önem taşımaktadır. Yerel yönetimlerden başlayarak karar alma mekanizmalarında yer almak, şüphesiz Türk kökenli göçmenlerin ABD siyasetindeki uzun vadeli etkisini artıracaktır.

Bugün geldiğimiz noktada ABD’de önemli başarılar elde eden Türk toplumuyla ne kadar gurur duysak da ve eskiye oranla sesimizi daha fazla duyursak da, aslında potansiyelimizin tamamını yansıttığımızı söylemek güçtür.

Daha görünür, daha etkili ve daha organize bir diaspora yapısı kurmak mümkündür.

Bunun için öncelikle, ABD genelinde Türk sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini, danışmayı ve dayanışmayı pekiştirmelisiniz. Bu amaçla yeni iletişim kanalları tesis etmelisiniz. Ayrıca, daha eğitimli ve bilinçli nesiller yetiştirmeli, gençlerimizi daha güçlü şekilde desteklemeli ve onları toplumun her alanında öncü roller üstlenmeye teşvik etmelisiniz.

Unutmayalım ki; bugün yetişen her bir doktor, mühendis, akademisyen, girişimci ve kamu görevlisi, yarınlarda daha güçlü bir Türk diasporasının temelini oluşturacaktır.

Ayrıca, Ermeni, Süryani Yunan ve Yahudi lobileri tarafından Türkiye aleyhine ortaya atılan asılsız iddialarla mücadelede de hepimize önemli görevler düşmektedir.

Bu mücadele, ancak bilgiye, belgeye ve akademik temele dayalı bir yaklaşımla ve eşgüdüm içinde hareket etmek suretiyle başarıya ulaşabilir. Duygusal tepkiler yerine; sakin, kararlı ve gerçeklere dayalı bir iletişim dili benimsenmelidir. Çünkü bu alandaki en güçlü aracımız hakikat ve bilimdir. Bu konudaki mücadeleyi daha üst düzeylere taşıyabilmek için daha iyi organize olmalı, yeni iletişim kanalları açmalı ve daha çok eşgüdüm yapmalısınız. Bu noktada, ATAA tarafından 24 Nisan 2026 tarihinde New York Şehri Belediye Başkanı Zohran Mamdani’ye cevaben yayımlanan ve içeriğinde sözde soykırım iddialarına karşı Amerikalı Türklerin görüşlerini dengeli ve sağlam temelli bir şekilde vurgulayan mektup gibi kamusal açıklamaların taşıdığı önemin altını çizmek isterim.

Değerli ATAA yöneticileri, kıymetli dernek temsilcileri,

Amerikan toplumuna ne kadar güçlü entegre olursanız, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatta ne kadar etkin rol alırsanız; Türkiye’nin buradaki menfaatleri de o ölçüde güçlü şekilde temsil edilecektir.

Bu potansiyele sahipsiniz. Bu güce sahipsiniz.

Ve en önemlisi, bunu başarabilecek bir geçmişe ve birikime sahipsiniz.

Sözlerime son verirken şunu özellikle vurgulamak isterim:

Birlik olduğunuzda güçlü olursunuz.
Eşgüdüm içinde hareket ettiğinizde etkili olursunuz.
Ortak bir vizyonla ilerlediğinizde ise kalıcı başarılar elde edersiniz.

ATAA’nın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk toplumunu birleştiren, güçlendiren ve geleceğe taşıyan öncü rolünü sürdüreceğine yürekten inanıyorum.

Bu kapsamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ATAA yıllık konferans çalışmalarınızda başarılar diliyor ve hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Atatürk

Ahmet Akıntı Consul General
Monday - Friday

09:00 - 12:30

Visa application hours 2:00 pm-2:30 pm. Please make an appointment at www.konsolosluk.gov.tr web page before your visit.
1/1/2026 1/1/2026 First Day of New Year
1/19/2026 1/19/2026 Martin Luther King, Jr Günü
2/16/2026 2/16/2026 Başkanlar Günü
3/20/2026 3/20/2026 Ramadan Feast 1st Day
5/25/2026 5/25/2026 Anma Günü
5/27/2026 5/27/2026 Kurban Feast 1st Day
6/19/2026 6/19/2026 Juneteenth
7/3/2026 7/3/2026 ABD Bağımsızlık Günü
9/7/2026 9/7/2026 İşçi Bayramı
10/12/2026 10/12/2026 Columbus Günü
10/29/2026 10/29/2026 Turkish National Day
11/11/2026 11/11/2026 Gaziler Günü
11/26/2026 11/26/2026 Şükran Günü
12/24/2026 12/24/2026 Noel Arifesi
12/25/2026 12/25/2026 Noel Günü
1/1/2027 1/1/2027 First Day of New Year
1/18/2027 1/18/2027 Martin Luther King, Jr Günü